Rank : Dünya sıralaması Linkin : Verilen Link Sayısı
Milli Gazete Hakkında Bilgi
Kamoyu tarafından, "Refah Partisi"nin, Refah Partisi kapanınca, "Fazilet Partisi"nin, Fazilet Partisi de kapanınca, "Saadet Partisi"nin gazetesi olarak bilinen Milli Gazete 12 Ocak 1973 yılında kurulmuştur. Cağaloğlu'nda kiralık bir binada yayına başlamıştır Milli Gazete, 1978 yılında topkapıda kendi tesislerini kurana kadar... 1999 yılında ise Sefaköy'deki şimdiki tesislerine taşınmış ve 40.000 metrekarelik bir arazi üzerine kurulmuş tesiste yayın hayatını devam ettirmektedir.
"Hak Geldi, Batıl Zail oldu" sloganını logosunun üzerine yerleştirmiş Milli gazete, "Önce Ahlak ve Maneviyat" ilkesine dayanarak gazetecilik yapan Milli Gazete'nin görüşü "Milli Görüş" olarak adlandırılmaktadır. Görüşün uzun dönem liderliğini yapmış ve halen manevi lideri olan Necmettin Erbakan'ın gazete için sembolik bir anlamı vardır. Refah Partisi'nin birinci olduğu seçimde attığı "Elhamdüllillah" manşeti, tarihe geçmiş manşetlerden birisidir.
Sloganından da anlaşılacağı gibi muhafazakar bir çizgi de yayınını sürdürmektedir. Ancak Bugün, Zaman gibi muhafazakar demokrat gazetelerin aksine farklı görüşlerden kalemlere sayfalarında pek yer vermemektedir.
Afet Ilgaz, Mehmet Talu, Osman Toprak, Prof. Dr. Atif Ersoy gibi kalemleri bünyesinde barındıran Milli Gazete, günlük 20 sayfa olarak çıkmaktadır, tirajı 50.000 civarındadır.
Milli Gazete Okuyucu Yorumları
ŞEHMUS PALA
FEODALLEŞEN DEVLET YÖNETİMİ
Güneydoğuluyum, 365 dönüm kuru ama verimli arazim bulunmaktadır, bu araziyi imkansızlıklar nedeniyle değerlendiremedim. Traktörüm, tarım makinem ve ekim imkanlarım olmadığından 21. Y.Y. girdiğimiz şu günlerde birbirine bağladığım iki cılız eşekle sürebildiğim kadar sürmekteyim, işlemekteyim.
Diyeceksiniz ki, neden kredi çekip de bir traktör almıyorsun, krediler için kefiller lazım, geçim sıkıntısının dorukta olduğu bugünlerde kefaletlere artık kimsenin rağbet etmediği bilinmektedir. Yani kredi çekip bir traktöre kavuşmamın imkanı yoktur.
Bölgemiz sorunları ülke gündemine defalarca geldi, cumhuriyetin ilk yıllarında toprak reformu olarak değerlendirildi ki bu doğruydu; ardından “Kürt Sorunu” oldu derken Demokratik Açılım ve nihayetin de Milli Birlik Projesi olarak adlandırıldı.
Sorunun esasında feodal yapı var esasta, toprak ağalığı, siyasi ağalık, parababalığı ve nihayetinde de aşiret ağalığı. Bölgenin sorununu (Demokratik Açılım) çözeceğiz diyenler halkın kendi emeği ile boğazına gidecek lokmayı düşünmekten uzaklar, Kürtçe şarkı söyleyecekmişim, daha çok demokrat olacakmışım bunlar benim toprağımın işlenmesine ne tür bir katkı sağlayacak izahını yapsınlar.
Duyduk ki bu “Demokratik Açılım” paketinin içinde yığınlarca teşvik var, bu teşvikleri alabilmek için ise 250.000 (eski para ile 250 milyar) liranın cebinizde olması gerekir. Toprak sahibi yoksul bir insanın toprağını tesisleştirmesi veya buna teşvik alarak bunu üretime dönüştürmesi imkansızdır. Parası olmayan bir insan hiçbir şekilde bu teşvikin gereklerini yerine getiremez. Yani benim toprağım hiçbir zaman üretime elimdeyken dönüşmeyecek, yarın öbür gün para ağaları gelip açlığımızdan dolayı bu toprağımızı da yok pahasına açlığımızı fırsat bilerek kapmaya çalışacaklar ve nihayetinde kapacaklar.
Açılımlar, teşvikler her şey ama her şey sadece parası olana hitap eder. Bölgenin zaten feodal yapısı büyük sorun bu uygulamalar da zengini çok daha zengin yoksulu ise açlık ve sefalete mahkum edecektir. Özallı yıllardan günümüze hangi teşvikten bölgenin yoksullu toprak sahipleri yararlanabilmiştir. Var olan toprağımızı sürme ve işleme için gerekli tüm olanaklar elimizden alınmış, bu olanaklar parası olana sağlanmıştır. Bugün yaşadığım bölgede, beldede kimliği belirsiz insanlar yokluk ve yoksulluktan ekemediğimiz topraklarımızı satın almaktadır. Gelir getirsin getirmesin tek varlığımız bu arazilerimizi de ellerimizden almaya çalışmaktadırlar.
Büyük ve karanlık güçlerin bir oyunu olsa gerek; gübre fiyatları yüksek, mazot yüksek, traktör pahalı, yani toprağımızı işlememiz için her girişim yapılmış, bizler de gözden çıkaracağımız toprağımızı birilerine yok pahasına satacağız, sattıktan sonra da köleliğe doğru yol almaya başlayacağız.
Derdimizi anlatmak için gittiğimiz valiliklerin ve kaymakamlıkların kapılarından girmemiz mümkün olamamaktadır. Müteahhitler, siyasi partiler, kodamanlar valinin kaymakamın odalarına girip saatlerce beklemektedir. Sıra bize geldiğinde mesai zaten çoktan bitmiş oluyor, haftalarca bu kapılarda bekletiliyoruz. GÜNEYDOĞULU OLARAK SORUNUMUZ İŞTE BU.
Sonuç olarak; elinde geçimini sağlayacak kadar toprağı olanlara destek gerekli, aksi taktirde Toprak Reformunu 80 yıldır tartışan devlet tüm toprakları ağalaştıracaktır, hatta holdingleştirecektir. Çünkü topraklarımızı yok pahasına elimizden alanlar halkın elinde kalan toprak parçalarını da ağalık düzenin emrine daha da sunmaktadır.
Erdal ÖZTAŞ
Saygıdeğer Milli Gazetesi yayın
yönetimi yazıma başlamdan önce
hepinize saygı ile selamlarımı
sunarım.
Efendim yazımı HaberTürk gazete-
si UNİSEX köşe yazarı sayın E-
sin ÖVET hanımın şahsıma yapmış
olduğu çok mütavazi iyiliğini an
latmaya çalışacağım.
Adım Erdal ÖZTAŞ aslen Erzurumlu
olup şu anda Erzurumda tanıdık
bir arkadaşın Marketinde çalımak
tayım.Aynı ilin Horasan ilçesin-
de iki tane erkek zihinsel özür-
lü kardeşim var.Anne ve babam ve
fat ettikten sonra son sizlere
ömür annem vefat ettiğinde özür-
lülerin kanuni vasileri tarafım
olduğu halde ve rahmetli baba-
mın emekli aylığından özürlüle-
rin faydalandığı halde Horasan-
da akrabalarım Erzurum merkezden
tarafıma gerekli desteği verme-
dikleri için şahsım piskolojik
bulanım geçirdiği için Erzurum-
dan gurbete çalışmaya gitti.An-
cak gurbet hayatı fazla uzun sür
medi keza Horasandaki özürlü kar
deşlerim devamlı olarak kafama
takılıyordu. Ve tekrar Horasana
gelip zihinsel özürlüleri özür-
lüler yurduna yerleştirmek için
Sulh Hukuk hakimine müracaatta
bulundum.Ancak kanunlar gereğin-
ce özürlüleri yanlız bıraktığım
için mahkemece vasiliğim alına-
rak mahalle muhtarına verilmişti
Mahkeme şahsımın kardeşlerimi
özürlüler yurduna yerleştirme ta
lebimi redetti.Şahsım hakimin gö
revini kanunlara uygun yapmadığı
na dair şikayetimi Adalet Bakan-
lığı ceza dairesine yaptım.Bu ku
rul şikayetimi haklı bularak ha
kime sürgün cezasına çarptırdı.
Bu hadiseden 7 yıl sonra yukarı-
da yazdığım Market işlerinde ça-
lışmaya başladım.Geceleri market
te tek başıma yatıyordum.Ve de-
vamlı olarak Horasandaki özürlü
kardeşlerim kafama takılıyordu.
İçlerinde HaberTürk Gazetesi UNİ
SEX köşe yazarı sayın Esin ÖVET
hanımında bulunduğu bir çok Gaze
ticiye dertlerimi anlatan yazıyı
mektıp şeklinde yazdım.Bunların
içlerinden sadece Esin hanım de-
rtlerimle ilgilendi. Gece geç sa
atlerde mesai arkadaşlarına şah-
sımın piskolojik durumu hakkında
bilgi alıyordu.Şahsım yanlızlık-
tan piskolojik bulanıma girmeye-
yim diye.Hatta kendisi asistanı
aracılığıyla şahsıma İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi Belediye
temizlik şirketinde işte ayarlat
tı.Ancak özürlü kardeşlerimi yan
lız bırakamadığımdan dolayı ken-
disine sonsuz teşekkürlerimi ile
tip iş başı yapamadım.
Evet efendim bu ülkede gazeteci
olarak Esin hanım gibi insana,in
san değeri veren yaratılanı,yara
tandan ötürü seven ve yardımcı
olan insanda varmış. Kerndisine
birde sizin sitenizde sonsuz say
gılarımı sunarım.Şahsıma en ya
kın akrabamın yapmadığını kendi-
leri yaptı.ALLAH ccları Esin ha-
mın bütün işlerini kolaylaştır-
sın.Ve cehenmem ateşinden Esin
hanımı saklasın amin.
Saygıdeğer MilliGazetesi camiası
na sonsuz saygılarımı sunar.Önü-
müzdeki yıllar Esin ÖVET hanımı
gazetenizde köşe yazarı olarak
görmek temenlisiyle. Mutlukalın
ve esenkalın efendim.Erdal ÖZTAŞ
ERZURUM erdaloztas25@sahangıdagov.com.tr
04423166393 03.02.2010
MURAT KOZ
MİLLİ GAZETENİN YAZAR KADROSUNUN GENİŞLETİLMESİNİ VE MİLLİ GAZETE BÜNYESİNDE (HABERVAKTİM.COM GİBİ ) BİR İNTERNET SİTESİNİN YAYIN HAYATINA BAŞLAMASINI BEKLİYOR TEŞEKKÜR EDİYORUM 12.03.2010